5 Nisan 2019 Cuma

KOÇ BURCUNDA YENİ AY... "HAKİKATİ FERDİYYE"... ALPHERATZ




"MATLA’ Beyit: Şeb ki miftah-ı meh-i nev ola gencine-güşâ / Kıla peymâne-i gerdûnu cevâhir-peyma. — (Fuzûlî)… “Gece ki yeni AY anahtarı hazinesini açar — Dönen şarab kadehi cevher ölçsün!”… Şarab: Tasavvufta hakikat. Sırr." (Ölüm Odası B/Yedi - 164)

Fuzuli'nin saçtığı kelimelerin ateşindeki ruh kamçılıyor, okurken nefesimizi kesiyor ve sunduğu hakikat şarabında sarhoş olmak kadar, bir o kadar aklı başında olmanın halini anlatıyor. Hem sarhoş hem aklı başında! Yaratılış sırrının ateşinden bir şule, cevhere yol alır mı? 

Koç burcu, yaratılış ruhunun saf ateşini temsil eder. Tüm varlığını ve kimliğini ortaya koymaktan çekinmez. Sabırsız, çocuksu ve istediği şeyi hiç düşünmeden, spontane bir şekilde ortaya koyar.  Öyle ki bu uğurda savaşır, gerektiğinde başını da vermekten çekinmez, hatta düşünmez bile o esnada ölümün soğuk nefesini. Çünkü o alev almıştır bir kere. Ve esasında birey olmanın bunu özgürce ortaya koyabilmenin adı. 
 Koç burcunun vücutta başı temsil etmesi ve yönetmesi dikkat çekici. 

Yunan mitolojisinde Ares, Roma'da ise Mars diye geçer. Araplar ise ona Merih derler. Koç burcunun yöneticisidir. Ateş elementi ve öncü grub içinde bulunuşu, pek çok yenilik ya da hareketin başını temsil eder. Meydan okuyucu mizacı hayat içinde hep gardını almasına ve savaş pozisyonunda durmasına sebep olur. Saldırgan tutumu ile dikkat çeker. Genel olarak askerler, komutanlar ve yöneticiler üzerinde hakimdir. 

Güneş'in de Koç burcunda oluşu ve bu burçta yücelmesi ile bu ay, her türlü cesur girişimler, hareketler ve mücadeleler açısından, özgüveni yüksek, patlamaya hazır bir bomba gibi... Tıpkı dallarda vakti gelen tomurcukların patlayışı gibi... Tıpkı dağlarda donan karların eriyip yere coşkuyla akışı gibi... Yaşam üzerindeki her şey çok büyük bir coşkunluk, yepyeni bir diriliş ile yeniden yaratılıyor. Yaratılışın sonsuz çeşitliliği karşımızda tüm güzelliği ile arz-ı endam ediyor. Yaşam çeşmesinden fışkıran "Hayat Suyu" canlılığını tüm tabiat içinde ve insanda kendini ortaya çıkarıyor.

 Her şeye şamil bu yüksek kuvvet, insanoğlunu nasıl da sarıp sarmalıyor. "Her şeyin başı önemli"... "Balık baştan kokar"... "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker", gibi daha pek çok deyim ile Koç burcu manasının hayatımızdaki önemini idrak edebiliriz. Hatta hz. Ali' nin meşhur;

"Herkes sonundan korkar ben ise başından korkarım"

 dediği hakikat, hem ilminin hem de idrakinin derinliğindeki keskin görüşü bize sunuyor. 

Her şeyin başlangıç anı ve nasıl başladığı çok önemli. Bütün her şeyin sonunun nasıl geleceğini anlamak için başına, yani
başlangıç anına dönüp bakmak gerekir. Doğum anı haritalarının can alıcı özelliği bundandır işte.

FERD OLMANIN ZORUNLULUĞU

"Herkesin hakikati kendine. Hakikatin hakikati ise, TEK FERDİN HAKİKATİNDE. Bu tek fert de, topyekun zaman ve mekanın emrine verildiği, varlığın yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı, "Gaye İnsan - Ufuk Peygamber" olarak Allah'ın sevgilisidir; Hakikati Ferdiyye, Ferdin Hakikati... Allah'ın "Sen olmasan, sen olmasan, alemi yaratmazdım", dediği Gaye İnsan - Ufuk Peygamber." 
(Necip Fazıl'la Başbaşa - Salih Mirzabeyoğlu)
Özgürlüğü ve ferdin hakikatini ifade ancak Allah'ın Sevgilisine ram olmakla anlayacak ve onu taklid etmekle dahi insan olmanın manası mayamızda açığa çıkacak ve kendimizi bileceğiz. İşte hakiki fert o dur ki nefsinde o güzel ahlakın esiri olarak hür, bağımsız ve Hakk'ın savaşçısı olarak var olacaktır. Öyle ki Hakk'a kulluk ile hürriyet bulmuş olan özgürlük savaşçısı, hakkın ve adaletin tesis edildiği bir düzen dışında yaşayamaz, nefes alamaz, rahat bulmaz.

İşte tam da burada başlangıçları temsil eden yepyeni bir Ay ile karşı karşıyayız. Nasıl başlıyor ve neye niyet ediyorsak güzellik ve hayır dileyelim.

EL RISHA MENZİLİNDE AY ve GÜNEŞ 

Bu menzil yüksek dereceler ve makamları temsil eden bir menzil. Şaban ayının girişini temsil eden bu gece, bu menzilde kulları için Rabbimiz yüksek vaadler veriyor. Çünkü özellikle bahşedilen dereceler, yüksek manevi mertebeler ile de çok yakından alakalı. Elbette kul yüksek derecelere ermek için değil Allah için yapar yapması gerekeni ve Allah da kulunu mükafatsız bırakmaz. İşte öyle bir ay... Allah için yapılan iğne ucu kadar dahi bir iyilik, güzellik, merhamet, adalet ve başkalarına yardıma ve hizmete koşmak adına ne varsa, karşılığı bir hayli güzel ve yüksek vaadler içeriyor. Zaten bu güzel ayın teması da bu değil mi? Her türlü olumsuz ve çirkinliklerden uzak durarak kulun kendi nefsini Rabbinin emrine terketmesi güzellikle. 

"Beni peygamberliğe seçen (Allah'a) and olsun ki, kim bu ayda bir hayır ve iyilik kapısına yönelirse, tuba ağacının dallarından birisine tutunmuştur ve o, onu cennete ulaştırır. Kim de bir şer kapısına yönelirse, bu günde, zakkum ağacının bir dalına tutunmuştur ve o, onu ateşe götürecektir.”

Niyet ve amel ikilisi birbirinden ayrılmaz bir bütün. Bazen insanlar 
yaptıkları iyiliklerin ters teptiğinden bahsederler. İşte orada durup 
nefsi bir temiz hesaba çekmemizi ister manevi büyüklerimiz. 
Nefsin niyetinde mutlaka o iyiliği bozan çirkin düşünceler var. Çünkü niyet ne kadar saf ve halis olursa ve ne kadar olumsuz ve kötü düşünceden uzak olursa o kadar kemal mertebede karşılık bulur. Kemal derece saf bir niyet ise " Nefsi Safiyye" mertebesini işaret eder. Yani nefste Allah' ın razı olmadığı hiç bir fikir, düşünce, his ve hareket kalmamış olur. 

"Ameller niyetlere göredir"

hadisi şerifi de, günümüz modern ve populer söylemlerinden biri olan "düşünce gücü, enerji, olumlama" gibi her şeyin özünü bir çırpıda anlatıveriyor. Manevi dinamiklerimiz içinde tüm bu popüler söylemlerin, özü ve hakikati bulunur iken, müslümanların da aynı furyanın peşinde koşarak, hani kendi evindeki hazinesinin farkında olmayan bir körlüğü ya da belki de kasıtlı bir propagandayı içeriyor olabilir. Nasılsa anlayış bir kere bozulmaya görsün...

ALPHERATZ YILDIZI 

Andromeda galaksisinin en mühim yıldızlarından biri Alpheratz, Prensesin başının üzerindeki güçlü, beyaz - mor ikili yıldız...

"Özgürlük, eylem, hareket kabiliyeti ve hız verir." ( Bernadette Brady)

"Venüs doğasında olan Alpheratz'ın şans, zenginlik, itibar, özgürlük ve aşkla ilgisini ortaya koyar." ( Janus )

"Bağımsızlık, özgürlük, aşk, iyi yaşam, itibar ve keskin zekadan konuşur" ( Robson ) 

"Venüs - Jüpiter etkili bu yıldızın, temel olarak ruhaniliği yüksek insanlarda pozitif yani olumlu etki verdiğini belirtir." ( Vehlow )

"İyi kaderin sonuçlarına, iyinin zaferine, ve terfi edilmeye karşılık geldiğini söyler." ( Felber ) 

 14 derece Koç burcundaki bu yıldızı haritalarında taşıyanlar için güzel kısmetler ortaya çıkarıyor. 

Güneş ve Yeni Ay'ın böyle güzel bir menzilde böylesi kısmetli bir yıldız ile kavuşum yapması; yeni, canlı, dinamik, özgür ve manevi anlamda yüksek idrak seviyelerine erişilebileceğini gösteriyor. Özellikle manevi, ruhani ve kalbi yetenekleri kuvvetli olan kişiler üzerinde daha yüksek seviyede hareket ediyor oluşu dikkat çekici. Zaten hiç bir yüksek seviyeli yıldız yok ki, manevi seviyede yüksek bir kalb derecesine ulaşamadığı sürece, bedbaht veya sıkıntılı bir sürece doğru terbiyeyi sürüklemiş olmasın. Büyük şans bir anda şanssızlığa dönüşüverir. Rabbin terbiyesine uygun amel etmek yani buna uygun hareket edebilmek, her şeyin özü. Şu meşhur ayeti kerime aklıma geldi bunları anlatırken. Yazmadan geçemeyeceğim;

"Sana güzellikten ne ererse bil ki Allah'tandır. Kötülükten de başına her ne gelirse bil ki nefsindendir" (Nisa: 79)

Saturn ( Oğlak ) - Güneş ve Ay ( Koç )

Hem yeni Ay'a hem de Güneş'e kare açı yapan Saturn'ün zorlukları işaret ettiğini söylemem gerek. Tabiatın doğasında asla kesilmeyen bir terbiye akışı var. Saturn yöneticisi olduğu Oğlak burcunda ve üstelik Güney Düğüm ile kavuşum yapıyor ve Pluto ile  tam kavuşuma doğru ilerliyor. Ne demek şimdi bu? 

Belde menzilinde gerçekleşen bu kavuşum, gerek ilişkiler gerekse ticari işlerde sıkıntı ve baskı altında çok sıkı bir dönüşümü işaret ediyor. Mumit esmasının yönetici olduğu bu menzilde artık bırakılması gereken eskimiş ve köhne yapıların, düşünce ya da davranış modellerinin terkedilmesi gerekliliğinin zorunluğunu gösteriyor. Ya zorla bırakmak zorunda kalacak ya da bunun gerçekten farkına vararak hiç bir zorluk ya da baskıya maruz kalmadan, bu süreçte zarar görmeden, görülmesi gerekeni görüp, yapılması gerekeni yapacak. Elbette bunun burada yazıldığı gibi kolay olmadığını biliyorum. Hele ki söz konusu bu menzil ise; nefste çok sıkı yer tutunduğunu ve kökleştiğini anlıyorum. Tabiri caizse insana "canından can kopuyor" hissi verir. 

Toprak elementini temsil eden bu menzil, toprak seviyesinde bir nefsin Rabbine teslim oluşunu anlatıyor. Toprak seviyesinde ve Mümit esmasının yönetiminde Rabbin terbiyesi;
 kulunun kendisine, tıpkı bir ölünün toprağa girişi ile başına gelecek hiç bir şeye gücü yetmeksizin teslim oluşu gibi teslim olmasını temsil ediyor. 

Bir yanda yeni fırsatlar, yeniden doğuş ve yeniden tazeleniş, sabırsız bir yürek, yüksek mertebeler, ama diğer yanda kaide, kurallar ve sistemin çökmüş ve köhne yapısı ile karşımıza çıkan zorlukları var. Bu ölmüş olan yapıyı yeniden dönüştürmeden yeni bir diriliş ile dirilmek mümkün mü? Hem çökmüş ve bitmiş olanı devam ettirmek isteyeceğiz, hem de yeniden bir diriliş ile yüksek mertebelere çıkacağız ve mutlu olacağız? İşte süreç bunun zorluğunu ve hatta olamayacağının darbesini vuruyor.

Saturn Pluto ve Güney Düğüm ile açığa çıkan, geçmişten beri taşıdığımız yüklerin, artık sırtımızda çürüdüğünü de gösteriyor. Çürüyen ve kokmuş olan tüm anlayış, bakış açısı,ahlaki çöküş, kurallar hatta yasalar... 


kör, bağnaz, tutucu ve "Nuh der peygamber demez" davranışlarının yoğun baskısının hissedildiği zamanlar... Her tarafta görülen yapının  yozlaşmış bir noktaya doğru geldiği. Bir takım düzenlemelerin sırf topluma yeni şeyler yapılıyormuş hissi verilerek yapılmasından çok, hakiki bir "adalet sistemi"nin kurulmasının zorunluluğu ve baskısı da devlet yöneticilerinin ve sistemin bağnaz bağlılarının üzerinde bir ölüm orağı gibi duruyor. Tabii sembolik bir anlatım ile yapıyorum bunu. 

Taraflar birbirlerini tehdit ediyor, aba altından sopa gösteriyor ve süreci işin içinden çıkılmaz bir hale doğru sürüklüyor, güç savaşları .(Güneş Koç - Saturn Oğlak) Halkın sabırsızlığı ve yenilenme ihtiyacı ise gözden kaçmıyor. Ama yıldızlar sadece değişim içeren ama yenilenme içermeyen hiç bir değişimi de onaylamıyor malesef. Köklü değişim ve dönüşümlerin önü açılmadığı sürece, toplum sonu olmayan bir baskı, korku ve geçmişin travmatik yüklerinden kurtulamayacak.

Türkiye haritasında gözlenen ise; yedinci evde gerçekleşen bu baskı ve dönüşümün zorunlu olduğu alan, dış ülkeler, uluslararası ilişkiler ve ticaret, adalet temalarını içeriyor. Hükümet karşıtları, suçlular, muhalefet ve mitingler de bu evle ilgili konular. Yöneticilerin ciddi bir gerilim ve kaos ortamından çok "Adalet" anlayışının ve ahlakının zorunluluğunu idrak etmeleri gerekli.
Bu süreç idrak edilmediği sürece gerek yöneticiler, gerekse ülke baskı, zorluk ve zorbalıktan kurtulamayacak. Durum daha da ağırlaşacaktır. Çünkü Saturn Güney Düğüm ve Pluto üçlüsü geçmişten gelen tüm olumsuzlukları açığa çıkarıyor. 

Bireylerin burada kendi yaşamlarına düşen payı görmeleri ve her ferdin kendisini gerçekleştiren bir kehanete dönüşmesi gerekiyor. Özgürlük mü istiyorsunuz? Öyle ise önce ferd ve birey olmanın manası ve hakikatini gerçekleştirin. Güneş ve Ay Koç burcunda; "HAKİKATİ FERDİYYE"yi bilmeye çabalamak, anlamaya çabalamak, yaşamaya çabalamak gerekmez mi? Herkes karanlıkta filin bir yerinden tutmuş kendisini ilan ediyor. Bu yarım oluşlar aslında olamayışlar yüzünden... Oysa istenen;

gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir nida kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız? " diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...
dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik..."

Necib Fazıl








5 Mart 2019 Salı

MERKÜR RETROSU BALIK BURCUNDA... BALIK DÜĞÜMÜ


BALIK DÜĞÜMÜ

Akşam olmuş saatler geceye doğru ilerliyor yavaş yavaş... Ruhun İnsan bedeninde ve kalıbında İnsan olmaya yol almaya çabaladığı şu karmaşık döngü. Sonsuzluğun özgür akışı içinde varoluş mücadelesi. Konular BALIK burcunda bir düğüm gibi dolanmış. GÜNEŞ 14 derece Balık Burcunda, Ay beş derece Balık Burcunda ve Merkür retrosu 29 derece Balık burcunda. Başta ortada ve sonda akan menziller BALIK manası üzerinde akışta...

Üstelik Uranüs 29 derecede Koç burcundan çıkmadan az önce, AlRısha yıldızı ile kavuşum yaparken, Merkür ile 30 derecelik bir açıda. AlRısha'nın anlamı tam da konumuzun üzerine bir düğüm gibi düşüyor. 

"BALIK DÜĞÜMÜ" demek. 

Sembolü; İki ayrı yöndeki balığın bir ip, bir düğüm ile birbirine bağlanışı.

Birleştirici etkiye sahip bir düğüm. Bu yıldız etkisini haritalarında barındıranlar için; kim olduğunu ve nereye gittiğini bilen birey olma vasfı öncelik kazanır. Zıtlıkları bir arada tutan özelliği ile Balık burcunun İnsan manasını her şeyi ile içinde gizli bir düğüm gibi barındırır, toplar ve biraraya getirir. Yine Necip Fazıl Kısakürek dizelerinden biri geldi takıldı dilime;


"Evet, her şey bende bir gizli düğüm;

Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!

Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm

Yetişir çektiğim mesafelerden!"


Ani ve beklenmedik süprizlere gebe bir süreç. Merkür retro hareketi süresince Jüpiter ile tekrar yapacağı kare açı 11 Mart ve sonrasında tekrar kesinleşecek. Düşünce, fikir ve kararlarda kaos etkisi... Belirsizlik... Bu belirsizlik içinde ulaşmaya çalışılan ideallerin büyüklüğü büyülerken gözleri korkup kaçmayın "ben bunu yapamam ya da yapamayacağım" diye.

Oysa belirsizlik diye bir şey yok. Siz kendinizi kararsızlıkta bırakmayın. Hedefleriniz, planlarınız ve programlarınız var ise karışıklık da yoktur zaten. Ama siz siz olun bu dönemde yeni kararlar almamaya, yeni işlere başlamamaya dikkat edin. Bu dönem, başladığımız işleri bitirmemiz ve tamamlamamız için mükemmel bir şekilde tasarlanmış. 

Siz sadece sürece ve akışa bırakın kendinizi. İnanın... Belki de hiç olmadığı kadar inancın sınandığı, büyüdüğü ve genişlediği bir evre bu süreç.


Güneş ve Ay Sa'd ul Ahbiyye menzilinde... Kavi esmasının yönetici olduğu bu menzil Melekler makamını temsil ediyor. Bu menzil bir şeylere başlamak için değil. Bu menzil varolan sıkıntılara rağmen kuvvetli olma zamanını gösteriyor. Tam Yeni Ay öncesi gerçekleşen bu Retro hareketinin özünü anlar isek, Yeni Ay Receb ve Cuma gecesi Regaib ile  manevi kuvvetin de desteği daha artacak ve kolaylaştıracak her şeyi Rabbimiz. Kuvvet ve gücü Allah'a havale edip tevekkül ile yol almanın zevkine erme saadeti...  Sevgi ile vazifesini yapan, kuvveti Allah'tan bilen kulun sırtı yere gelir mi? İnanan kulun kuvvetini seyretme vakti. 

"LA HAVLE VE LA KUVVETE İLLA BİLLAH"

Merkür'ün Retro hareketinin bulunduğu menzil, İNSAN makamını anlatır... El Cami esmasının yönetici olduğu ve tüm zıtların kendisinde toplandığı İnsan, yine kuvveti kendi özünden bulduğu ilahi kuvvet ile yol alabilir. Dönün bir bakın kendinize... "Ben" dediğiniz şeylere... Nereden nereye gittiğinize bir bakın. Muhasebe sadece kendimiz için değil, insanlık için İnsan olma adına verilen mücadelenin kendisidir aslında. 

Cevap arayan ve bulmak isteyen Merkür Balık burcunda dağılır. Düşünemez olur,düşüncede dağınıklıklar, aynı anda bir çok mevzu ile yüzleşmeler... Oysa burada yani Balık burcunda düşünme eylemi yerini inanca terkeder. Elbette zararlı bir süreç olabilir. Her şeye inanan ve sorgulamayan biri için bu kandırılmaya ve dolandırılmaya kadar gider. Merkür Balık burcunda geri hareketine başladığında inancımızı ya da uğruna feda ettiğimiz ve inandığımız şeyleri sorgulamaya başlarız. Kafamız karışır. duygularımız karışır. Ama hisler işte onlar kolay kolay yanılmaz. 

"BEN KİMİM, SAKİ OLAN KİMDİR, MEY DOSTLARI KİMLERDİR"

Balık burcunda yaşarken İnsan muhasebesini,Fuzuli'nin şu deyişi ne de güzel anlatıyor kendinden geçmenin ve kendinde olmanın hakikatini.

Balık burcunda yaşanan ve insanların idrak etmekte zorlandığı fikrin - yani kendinden geçmenin kendine varmak olduğunu - benlik duygusunun kaybıyla yaşanan ve nefs planında buna alışık olmayan insanın, "ama nasıl" kıvranışı olması gerekir. "Ben Kimim?" sorusuna Koç burcuyla cevap veririz. Son burç Balık burcunda "Sonsuzluk Kapısı" açılır önümüze. Orada her şey karmakarışık görünse de, olacak ve olan her şey karşımızdadır sonsuz seçenekler halinde.

"Ben Kimim?" sorusunu soran ve cevabını "Kendini bil!" diyerek veren bir birey için artık bunlar, çözümlenmesi gereken sorular değil, teslim olunması gereken konulardır. İnanç ve inanmanın kuvveti... 

Teslim olma zamanı. Bize uygulanan güce güç ile cevap verme zamanı değil... Kuvvetli olma zamanı. Benliğin "Ben" diyerek inşa ettiği her şeyin burada eridiğini, yok olduğu ve artık görünmez hale geldiğini bilirsiniz ya da bilmelisiniz. Eğer bilinmez bir benlik davası ile düşerseniz yola, bu yol çok çetin geçer. Kafanız çok karışır, depresif bir psikolojik süreç, kendine acıma, kurban psikolojisi, duygusal karmaşa, kandırma ve kandırılma kapıda sizi bekler...

Tüm yapılan fedakarlıklar, özveriler, empatiler, kendinden geçip vermeler... Bunların hepsi yanılgı mıydı? Bunları sorgulamanın bir anlamı yok aslında. İnsan kendi yapması gerekeni yapmış ise ve hele ki HAKK'ın rızası gözetilerek yapılmış ise, nefsin kendi kaybedişi ile ilgili haykırışları ve ağlamalarını çok da kafanıza takmayın. Nefs kendinden fazla ödün verdiği için kaybettiğini düşünür, nefs başkasının nefsini kendinden çok sevdiğinde kaybettiğini düşünür... Oysa bunlar Rabbi bilme ve anlamanın sırları... İnsan ne kadar çok kendinden geçer ise Rabbine yaklaşır. Önce bil ama kendini... En son durak işte o kendinden geçme anı... 

AŞK derler adına... Aşk kapısından geçmeyeni ise hiç bir menzil ağırlayamaz... Öyle ise soru tersine mi döndü şimdi yoksa? Önce kendini bil demiyor muyduk? 


Dergahın kapısını çalan talipliye sorar derviş: 

"Hiç aşık oldun mu sen?" 

"Hayır" der kapıdaki talip... 

"Öyle ise aşık ol ve öyle gel buraya"

der, derviş. 




İşte öyle...


28 Şubat 2019 Perşembe



"O belde Hangi bir kıt'a-yı muhayyelde?
Hangi bir nehr-i dûr ile mahdûd?
Bir yalan yer midir veya mevcûd
Fakat bulunmayacak bir melâz-i hulyâ mı? Bilmem... Yalnız
Bildiğim, sen ve ben ve mâi deniz
Ve bu akşam ki eyliyor tehzîz
Bende evtâr-ı hüzn ü ilhâmı.
Uzak Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak
Bu nefy ü hicre, müebbed bu yerde mahkûmuz... "
Ahmed Haşim - O Belde

   Mumît esmasının yöneticisi oldugu Belde menzilinde, teslimiyetin en üst derecesinde, kulun  seyretmesi arzu edilir. "İnandık" demekle bırakılmayan insanoğlu, nefsin arzu ve isteklerine bir ölü gibi cevap vermekle, tekamülün ve kulluğun arzu edilen Beldesi olan Topraklara giriş yapar.

   İnsan'ın özlem duyduğu o topraklar, o Belde ve tüm arzuladığı hürriyet kendisinde gizli. "Ölmeden evvel ölenlerin" menzili bu menzil. Ve bir tek onlar ulaşırlar o güzel Belde'ye... Toprakla bir olanların makamı.

26 Şubat 2019 Salı

AY JÜPİTER Kavuşumu YAY Burcunda; Hayat Nuru Yaşam Kıvılcımı



"Ve eğer kalbinizi,
yaşamınızın günlük mucizelerini
hayranlıkla izlemek üzere açarsanız,
acınızın, neşenizden hiç de
daha az harikulade olmadığını göreceksiniz;" 

Halil Cibran

Duyguların ve hislerin coskunluğu, Hayat sırrına ermek üzere yola çıkar. Bu yolculuk İnsan'ın ın en büyük macerası. Yaşam içinde Hayat bulmanın sırrı. 

Herkes bir şekilde bu dünyada yaşıyor, nefes alıyor, ilişkiler kuruyor, duygularını deneyimliyor. Tecrübe bilgisi! Yaşam tecrübesi birçok insanın kendinde bulunan duygular ile karışık bir deneyim. 

Hiç kimse tecrübelerini, duygularından arınarak kullanmayı, objektif olmayı başaramaz. Çünkü işin içine duygular girdiği anda subjektif oluruz. Objektif bakışı kaybederiz. Elbette bunu yapabilenler yok değil. 

Muhasebenin iğne deliği ucundan kendini geçirmeyi basaranlarin marifeti bu... O iğne deliğinden bir kez geçmeye görün. Her şey boyun eğer karşınızda. Tüm Duygular, hisler ve arzular artık tamamen sizin dışınızda kalır. Hayy esması işler ve tüm boyun eğdiren arzu ve duygular, hakikatin bilgisine, marifetine ve irfanına erer. 

Tüm zorluklar, hayalkırıkları ve istenilen arzuların, hislerin ve duyguların gercekleşememesinin sebebi de bu... O iğne deliğinden geçememenin zorluğu... 

Tüm bunları niye mi yazdım? Yay burcunda gerçekleşen Ay Jüpiter kavuşumuna eşlik eden, önce Neptün Balık ve sonra Merkür Balık karesi yüzünden!.. 

Hayal ve gerçek arasındaki ince çizgide, taşan yaşam coskusunu, Berzah aleminde solumak nefessiz... 

#astrolojigünlüğü#kamermenzilleri👑 
#astrolog#astrology#astroloji 
#moon#ay🌙 
#pisces#balıkburcu#jupiter

23 Şubat 2019 Cumartesi

Venüs Pluto Kavuşumu Oğlak Burcunda .... Güzelin Peşinde!..



"Ölü noktada durdum
Tam dünya mümkün hayat
Zoru çağıran soru
Beni arar şu saat

Düşündürür düşünen
Yola savrulur külüm
Yorar adamı karar
Dünya sürgün be gülüm"

Salih Mirzabeyoğlu - Kanat

İnsanın En Büyük Eseri Kendisidir!


Güne damgasını vuran Venüs Pluto  Oğlak kavuşumunun, AY Terazi ile kare açısı da; ilişkilerde zor, takıntılı, tutkulu,güç ve otorite anlamları üzerinde hareket ediyor. Duygu ve hislerin tüm bunlara vereceği karşılık ise bir hayli zorlayıcı.

Sanatçılar ve yazarlar için, duygu ve his yoğunluğunun artması ile güçlü eserler üretebilecekleri güzel bir gün. Bugün kendinizi üretmek ve tüm benliğinizin derinliklerindeki en yoğun hislerle yugurarak yeniden doğmak zamanı...

Musavvir esmasının, şekillendiren ve biçim veren manası ile, ilahi terbiyenin seyrinde, en güzel insan şekline ulaşmak için zorlayalım hem kendimizi, hem eserimizi. İnsanın en büyük eseri kendisidir oysa. Hz. Yusuf bu makamda güzellik manasını hem zahir hem de batın tüm unsurlarıyla ne de güzel taşıyor!
İlişkilerde zorbalık ve şiddet içeren tüm kabalıklar ve her türlü kendini dikte eden davranışlar, hiç de olumlu bir karşılık bulmayacak.

Tüm bu tersliklerden korunabilmek için, her bireyin kendi içindeki zorba ile yüzleşip muhasebe etmesi gerekir. Duygusal krizlere açık bir gün. Duygu ve hislerinizin olumsuz bir şekilde sizi ele geçirip yönetmesine izin vermeyin.

Başkalarını kontrol etmek, manipüle etmek ya da baskı kurmak yerine, asıl nefsinizdeki bu yıkıcı özellikleri kontrol altında tutun ve terbiye edin. Yoksa süreç bir hayli hırpalayıcı. Nefsinize dikkat edin!

15 Şubat 2019 Cuma

HEDİYE



Kelime, ruh ağrısı, pusu kurdu yollara
Gönle dolan lezzetin, tadı yok bu ednada.
Denedim defalarca, sınırlı adımlarla
Ve yanmalı sadece erişilmez olana!..

Bilmediğim alemler dolanıyor dilimde
Cümle alem konuşur bu durmayan menzilde
Ne masallar anlatır inancın eteğinde
Ve isterim kendimi sonsuza dek sadece!..

Ah ne zor yaşıyorum nefes almak bahane
Bir bakışla verilir bin bir canım hediye...

Ayşegül Ahfa - Şiirlerim

14 Şubat 2019 Perşembe

Gün Batımı Kırgını

 


   Gün batıyor. Sağımda, havai gökyüzünden batan güneş, kızıl saçlarını savurarak, bir şenlik edasında, havai fiseklerin patlayışı gibi, renklerinin izini bırakarak gidiyor.

   Ve hüzün... Saatlerce aralıksız, kalbin, feryad eden ağıtlar eşliğinde yokluğa dalışını ve savruluşunu, neler olduğunu anlamadan şaşkın ve baygın... Zamanla mubtelasi olduğunuz bir tutkuya dönüşüverir o haller... Hüznün tatlı dokunuşları, zehirli bir ok gibi saplanmaya görsün göğsünüze. Sanki çok sevdiğiniz birini ölüler aleminden getirmiş gibidir. Onunla ne avunabilir ne sevinebilirsiniz. Yoğun bir ağırlık çöker üstünüze sonra. Artık tatlılıktan hiç bir eser kalmamıştır. Ağır acı bir istila başlar yavaş yavaş. Sanki amacı yüreğinizi yerinden söküp atmak ister gibi. Söküp atmak ve kurtulmak mümkün olsa, keşke, dersiniz...

   Sonra ölüm kokusu yayılır nefeslere... Ayrılık biter.

11 Şubat 2019 Pazartesi

MERKÜR BALIK BURCUNDA! HUT VE KAYTUS


GÖLGE
Balık karnında hesap kendimle alış veriş
Gözümde aralanan o hayalin peçesi
Suskunlukta kayboluş, eriyiş ve tükeniş
Uçsuz bucaksız sayfa ruhumun dilekçesi!

Gök çatlıyor dışarda -"neredesin genç adam?"
Şimşekler karanlıkta bende saklayan kırbaç
Bir gölge süzülüyor yağmurda sırılsıklam
Gayesi izlerimde -"aç kapıyı aç aç aç!"

Kimbilir belki bendim ilk gençlik yangınında
Başım düşmüş yastıktan bir buhranın gecesi
Vücut bulmuş o hayal bendim bendim kapında
Beklenmedik misafir geleceğin müjdesi!

Salih Mirzabeyoğlu -1984

SONSUZLUK FİKRİNDE; KAOS!

Merkür güçlü olduğu Kova burcundan, düştü Balık burcuna. Astrologların genel itibarıyla kullandıkları terim bu. Merkür Balık burcunda düşer. Bana göre bunun sebebi; Balık burcunun sonsuz düşler, hisler ve rüyalar aleminin, temsil ettiği fikir ve manalar bütünlüğünün sembollere dönüşmeyen saf halleriyle duruyor oluşundan kaynaklanır. Su ve Fikir arasındaki bağın, ele avuca sığmaz bir alem içinde yol almasından doğar tüm kaos!

Belli bir plan, program ve düzen içinde hareket eden sistem içinde, bir anda elle tutulamaz ve gözle görülemez, hatta idrak edilmesi ve anlaşılması mümkün olmayan alemler seviyesinde kaos kendisini gösterir. Sebebini anlamadığımız belki de hiç akla hayale gelmeyecek küçücük hadiseler ya büyük hadiseleri ortaya çıkaracak. Ya da dağ fare doğuracak! Şu meşhur KELEBEK ETKİSİ adıyla anılan meşhur teori...

"HER ŞEYDEN ÖNCE KELAM VARDI"

"Biz canlı her şeyi sudan yarattık" ayeti, düşünce ve fikir boyutlarının saf halini anlatır. Biz buna "mücerred" diyoruz. İşin içine Merkür de girince... Dil, konuşma, iletişim, düşünce ve fikir manaları ile Merkür Balık burcunda ortaya çıkan "KÜN FE YEKÜN"
"MÜCERRED FİKİR"! 

BALIK ve SU elementinin manaları içinde Mücerred olanı anlamaya çalışalım. Kelimenin, canlandıran ve can veren ruh manasına gelmesiyle "suda bir gizli yol" açılır. Ezel ve ebed arası çizgide KELAM... Kelime... Ruh... Geçen yazımızdan takip edenler aşina bu manaya. Histen ve sezgiden ayrı olması düşünülemez, harften ve kelimeden doğan konuşmanın özünü. Ve harfler devreye girer ve yazı ve medeniyet... Ve İnsan, kelam yani konuşma özelliği ile yükselir. 

Hani mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek " Çöle İnen Nur" adlı eserinde anlatıyor;
"Fezada, fezanın da olmadığı akıl ermez bir alemde, başı ve sonu yok, muazzam bir dalgalanış halinde, kelam helezonları... Yani saf fikir, fikirler alemi... Ve onun verasında Allah...
Kelam, zaten İnsan san'atının en büyüğü, insani sıfat ve mahiyetin ta kendisi"

Deniz,lugat, ilim ve nur manaları ile dikkati üzerine cezb ederken, kelam helezonlarının deniz gibi dalgalanıyor oluşunun hayaliyle, saf fikir aleminden doğan İnsan O! Allah'ın Sevgilisi... Henüz bir kalıba dökülmemiş olan kelam helezonları içinde yaratılış, tek bir kelime ile oluş halinde. "KÜN".

MERKÜR BALIK BURCUNDA

Elbette haritasında "Merkür Balık" burcunda olan herkes için, böyle bir istidadı var demek ya da mücerred fikir anlayışına sahip demek mümkün değil. Haritanın bütünü içinde Merkür, bulunduğu derece ve menziller içinde hangi sabit yıldızlar içinde bulunduğu ve yaptığı açılar ile bunu ortaya koyar. Hatta kimi zaman haritada Merkür'ün Balık burcunda olmasına bile gerek yoktur. Balık burcunda gerçekleşen çeşitli kombinasyonlarda düşünme yeteneği ile ilgili istidadını tesbit edebiliriz. 

Merkür'ün Balık burcuna geçişi ile; 

İnsan nefsi sıradan dünya telaşı, arzu ve istekleri içinde yuğrulduğu yaşamı içinde; ne istediğini bilemeyen, bulamayan, yönünü şaşıran, kendini kandıran, hayalin sahte boyutlarında kaybolan, hakikat ile yüzleşemeyen, karmaşık bir zihin ile altüst olacağı olumsuz etkileri açığa çıkaracaktır. Konsantrasyon sorunları ile hayal dünyası ve yaşadığı hayat arasında kalan psikolojik bir takım sorunlar dahi açığa çıkabilir. Fazlasıyla somutlaştırılmış gerçekler ile görülmeyen ve bilinmeyen hakikat arasındaki manevi bağı kuramayan insan, beşer yönüyle şaşkın bir kayboluş ile ne yapacağını bilemez ikilemler içinde kalabilir. 

Ama şu da var ki Merkür Balık burcunda, hayal alemlerinin suretlerine erişme kuvvetini artırır elbette. Kişinin bilgisi ve ilmi seviyesine göre yükselir bunları anlama ve anlamlandırabilme yeteneği. Ulaşılamaz ve bilinemez olana hayaller ile ulaşma merakı yani bilinmeyeni bilme merakı uyandırır. Çoğunlukla hissi seviyede hayal mertebesinde bir tecessüs. Rüyaları da temsil eden Balık burcunu düşündüğümüzde, rüyalar yoluyla bilinmeyen, görünmeyen ve uzak olana ulaşma ve rüya kanalıyla bilgi alma ve yüksek ruhlar ile buluşma yetenekleri de açığa çıkabilir. RÜYA İLMİ... Yani hissi ve manevi ilimler denilen, yazılı olmayan Ledünni ilim de bu alana girer. Çünkü Hızır a.s ile Musa as arasında gerçekleşen buluşma "Ölü BALIĞIN canlanıp SUYA atlaması" ile gerçekleşir. İşte SU sembolü ve BALIK sembolü içinde düşünme faaliyetimizi daha da hızlandıracak bir hakikat daha... Yol boyunca Musa as'ın sabırsızlığı (Mars mertebesi) ve Hızır as'ın bir hikmet ile hüküm verip yol alışı (Jüpiter mertebesi)... 

FUM EL HUD ya da FOMALHAUD

Mesela Balık Burcu sabit yıldızlarından biri olan "FOMALHAUD" sabit yıldızı, Merkür - Venüs doğasında olan bir yıldız. Ve yüksek bir fikir istidadını temsil eder. Orjinal Arapça isim ile "FUM EL HUD" olan bu yıldız isminin anlamı "BALIK AĞZI" anlamını taşır ve hz. İSA'nın makamını ve onunla ilgili manaları barındırır. Hz. İSA'nın MERKÜR makamında olduğunu zaten biliyoruz. Merkür makamında ve Merkür özelliği taşıyan bir sabit yıldız içindeki anlamı, tam da bahsini ettiğimiz "Mücerret Fikir" anlamlarını kuvvetlendiriyor. TEVHİD FİKRİ! Yaratma kudretinin sonsuz kuvvetlerinden birini temsil eden bir mucize hz. İSA... Tek ve Bir , doğrulmamış ve doğurmamış, Yaratıcı Allah, kullarına idrak edemeyecekleri mücerred bir seviyede, yaratılışın kuvvetindeki sonsuzluğun ve beşerin idrakinde acziyetin kapılarını aralıyor. Geriye kalan tek şey teslimiyet ve inanç. Bu iki mananın ikisi de BALIK burcunun anlamları içinde yer alır.

Tüm bunlara bakınca Balık Burcunun FUM EL HUD yıldızının derecelerinde - 03 derece 53 dakika Balık burcunda - kavuşum yapan gezegenlerden özellikle; Merkür, Venüs, Jüpiter ve Neptun ile olumlu ve uyumlu fikri ve ilmi çalışmaları ve başarıları temsil eder. Ptolemaısos'da Tetrabiblos'unda  FUM EL HUD için aynı şeyleri söyler. Ptolemaisos'un bu yıldız için seçtiği  kelimeler ise bir hayli etkileyici ve dikkat çekici... "Sihirli, mistik, yüksek idealler, vizyon, sonsuzluk..."

Böylesi yüksek ve sonsuz bir isim veren bu yıldızın imtihanları ise bir hayli ağır. Eğer birey kendi şöhret ve isminin yükselişinin peşindeyse, bu yükseliş uzun sürmeyecek ya da üst üste beliren belalar peşini bırakmayacaktır. Çünkü bu yıldız ancak, yüksek manevi ideal ve fikirlerin yıldızı. Nefsi ve şeytani düşünce, arzu ve istekler, fikirde bozulmayı temsil ettiğinden kişiyi tepetaklak eden bir terbiyeye maruz bırakır. Manevi terbiyesi ağır bir yıldız olarak gözlemleniyor genelde. Yüksek manevi ideal ve fikirler peşinde dahi pek çok sıkıntı peşini bırakmaz. Ve tüm bu sıkıntılar ile birlikte sonsuz bir isim ile yükselişi temsil eder. 

12 Şubat 2019 saat 17:40 'da, Merkür Balık burcunda 
FUM EL HUD yıldızı ile kavuşum yapacak. Bilim insanı ve yazarlar ve sanatçılar için olumlu etkiler ile birlikte bu derecelerde gezegenleri olanlar için, çalışmalarında güçlü ve yüksek fikirler ile bağlantıya geçebilecekleri aynı zamanda manevi seviyesi bir hayli yüksek bir süreci işaret ediyor. Uranus Mars kavuşumu ile de sextil bir açı yapan Merkür; Gerilimi bir hayli güçlü tutan düşünce, fikir, sanat ve yazarlık çalışmalarında, yüksek bir bilinç ve anlayış seviyesine sıçramak mümkün olabilecek.

HZ. YUNUS VE BATEN KAİTOS

AY KOÇ burcunda, BATN KAYTUS yıldızının etkileri içinde, Merkür'ün Balık burcuna geçtiğini görüyorum. BATIN KAYTUS yıldızı; düşmeler, talihsizlik, kaza gibi olumsuz etkileri içinde barındırıyor. Balığın Karnı anlamına gelen bu yıldız hz. YUNUS as'ı anlatır. O'nun balık karnına hapsolması, sıkıntıları ve tevbesi sayesinde kurtulduğu o inanılmaz sıkıntılı dönemi anlatır. Hapsolmak ile ilgili bir anlam da ortaya çıkıyor. Hz. Yunus'un Rabbinin izni olmadan, kavmini Allah'a davet etme vazifesini terk ederek gemiye binişi ile, ağır terbiye süreci harekete geçer. Balığın karnına düşen Yunus as, yaptığı yanlışı farkederek Rabbine yöneldiği tevbe kapısında, eriştiği dua ilham olur ve onunla ilahi lutfa mazhar olur ve kurtulur sıkıntısından. Yunus as'ın kurtuluş duası diye meşhur olan dua;

"LA İLAHE ENTE SÜBHANEKE, İNNİ KÜNTÜ MİNEZ'ZALİMİN... SENDEN BAŞKA İLAH YOKTUR. SENİ BÜTÜN NOKSANLIKLARDAN TENZİH EDERİM. MUHAKKAK Kİ BEN ZALİMLERDEN OLDUM."

MERTEBELERİN TAYİNİ

Merkür'ün Balık burcuna geçtiği Ay menzilinin etkisi, bu süreçte verilen kararların sıkıntı ile beraber seyredeceği bir kabz hali gibi. Düşmeler, talihsizlikler ve kazaların eşlik ettiği süreç karar verme, düşünme ve iş yapabilme kabiliyetini de sıkıntılı bir duruma düşürüyor. Bununla birlikte "Yüksek Mertebeler"i temsil eden menzil, "Mertebelerin Tayini" ile kulların hadiseler karşısındaki, tutum, tavır ve şuur seviyelerine göre mertebeleri ile ilgili imtihanların yaşanacağı bir süreci de gösteriyor. Yüksek Mertebelerin açıldığı bir menzil bu menzil.

Merkür Balık burcunda iken yaşanacak sürecin, fikir ve şuur seviyeleriyle ilgili olacağı dikkatimi çekiyor. Özellikle manevi alan ile ilgili yüksek şuur seviyelerindeki açılımlar ve bununla ilgili derecelerin açığa çıkışı, bireyin hissi ve manevi alemlerdeki idraki, anlayışı ile ilgili olacak. Fikir maddesinden hayallerini yuğurabilen bireylerin kazanabileceği bir irade sınavı bu...

REFİU'D DERECAT: YÜKSEK DERECELER

Daha önceki bir yazımda İbni Arabi hz. 'nin Merkür'ün ölüm şeklini gösteren bir sembol olduğundan bahsettiğini yazmıştım. Yine aynı noktada durup baktığımda Merkür'ün Balık burcuna geçişi ile kazalar, beklenmeyen düşüşler ve hiç umulmadık ölüm vakalarını anlatıyor. Uranus Mars kavuşumunun, Merkür Balık ile açısı beklenmeyen kazaları sembolize ediyor olması, hızlı kararlar vermeye zorlandığımız sıkıntılı gelişmeleri de beraberinde getiriyor.

Batın Kaytus yıldızı başın tepe noktasını temsil ediyor. Koç burcunda.

Tam bunları yazdığım saatlerde ani ve beklenmedik şekilde gerçekleşen, Çekmeköy'deki askeri helikopter kazasında şehit düşen askerlerimize rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

TÜRKİYE HARİTASINDA MERKÜR

Türkiye haritasında Merkür tepe noktasına (MC) yaklaşıyor. Batın Kaitos yıldızının da tepe noktasını temsil ettiğini söylemiştik. Güney düğüm ve Uranus ile kavuşum yapacak olan Merkür, geçmişte verilen kararların sıkıntısı ile yüzleşileceği görülüyor. Ortaya çıkan tüm sıkıntılar ve olumsuzlukların sebebi, krizlerin ciddiye alınmaması olacaktır. Meydana gelen olumsuzlukların, çok küçük görünen şeyler dahi olsa, ciddiye alınması elzem. 

ÖLÜM ODASI B - YEDİ 410

729: Kaytazdere-Gemici deresi… Kaytus: Kadırga balığı; gemi. Büyük balık… Kaytus: Bir yıldız kümesi… Metali’-Tulu edecek yerler ve zamanlar. Matlalar, beyitler. Herhangi bir yıldızın, Güneş’in etrafında dünyanın gezmesinin 20 Mart’ta bulunduğu noktasında, başlangıç kabul edilen dairesi ile, bu yıldızın çizdiği dairesi üzerindeki ara kesitleri arasında kalan kesim: 1150: Nazar-Göz atma, mülâhaza, düşünme. Gıbta etmek. gözdeğmesi. İltifat. İtibar… Balık Burcu, Arabça adı “Hut-Büyük Balık. Kaytus”, tarih 19 Şubat-20 Mart, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Kuru, türü Birleşik, seyyaresi Müşterî, vücutta tesir yeri Ayaklar, cinsiyeti Dişi, simya safhasında Yansıtma… Koç Burcu, Arabça adı Hamel, tarihi 21 Mart-20 Nisan, tabiatı Sıcak-Kuru, türü Hareketli-Önemli, seyyaresi Merih, vücutta tesir yeri Kafa-Beyin, cinsiyeti Erkek, simya safhasında Kül etme)… MİFSAL-Dil, lisân: 240: MEN’AF-Dağın yüksek tepesi… Kürtçe, BİRDOZİ-İdeolocya: 1239: PERGELE-Kürtçe, “Sistem”… Aynı ebcedle, BUKNO ROMO QATNUTO: Başyücelik Devleti.
*
TENKİD SAN’ATI-Kritik etme sanatı. Tezkiye sanatı; arıtma, özleştirme sanatı: 2184: MŞARRO METHAFBONUTO ANANQİ-Süryanice, “Mutlak Fikir Gerekli”… KUSTO DERVİŞ MUHAMMED: 1184: GAZYUNO FOTURUTO-Süryanice, “Ölüm Odası”… ABDÜLHAKÎM-Varlığın hakikatiyle muttasıf ve herşeyi yerli yerince eden kul: 184: KANDAL-Büyük başlı. “Üstadım’ın, Bahriye Mektebi’ndeki lâkabı”… KAYTUS-Bir yıldız kümesi. (Levha: 11 Şubat 1987… Benim “Yürüyen El” resmimi Ayhan Yılmaz’a vermişim… Veya nasılsa elinde… Ayhan onu, Üstadım’a “Çocuk” isimli şiiri ile aynı yere mi koyuyor?.. Yoksa şiir bahsinin geçtiği bir yerde, “Çocuk” resmiyle birlikte mi koyuyor… Ve, “Çocuk” ile Resûlullah Efendimiz’in ismi arasında bir bağlantı mı var… Çocuk: 118: Mesih-Bir şey üzerinde el yürütmek, ondaki menfi tesiri gidermek… Süryanice, Şurorto-Tefekkür: 2118: Derviş Muhammed Semerkandi-332 mührü. “Büyük ebcedle”… “Çığlık içimde düğüm / Çığlık gözümde yaş / Bekle çocuğum / Senin için verdiğim savaş” —Moro Destanı’ndan: 6847: Mevahir-Yarıp gidenler. Denizi yarıp giden gemi gibi… İctisar-Cüret ve cesaret göstermek. Çölü aşıp gitmek. Denizde geminin geçip gitmesi. “Yürüyen El”: 665: Sütüre-Ustura. “Mu-sa; Ustura”… Musa Mirzabeyoğlu: 1418: Necib Fazıl Kısakürek… (Salih Mirzabeyoğlu)

ASTROLOJİ - KAMER MENZİLLERİ - MÜCERRED FİKİR

Kamer Menzilleri, aynı zamanda harflerin de menziller içinde bir mertebe ve manaya haiz olması bakımından çok daha mühim bir seviyeye yükselir. Muhyiddin İbni Arabi hz'nin Futuhat eserinde yer alan "Harflerin Mertebeleri" başlığı ile, derinliğine İnsan ve genişliğine tüm evreni ihata edecek tüm boyutlarda konuyu ele alışı ile, gerek Batı gerekse Doğu astrolojisinin içinde bulunduğu hurafelerden, putperest yaklaşımdan ve karmaşadan çok yukarı bir seviyeye "MÜCERRED FİKİR" sahasına taşır meseleyi. Tüm bunların anlamı ne peki? İslam mütefekkiri ve alimlerinin çalışmaları ile Astroloji ilmi, Mücerred Fikri anlama yolunda, rehber bir ilim olmak manası ile gelişir. Yani mesele İNSAN'ı anlamak, tanımak,bilmek ve RABBi bilmek,tanımak ve anlamak ve tükenmeyen sonsuz manalar içinde ALLAH!..

Bu arada kendi mevzum olan Kamer Menzilleri sahasında, astroloji ilminin ihata ettiği fikri temelleri ortaya koyma gayretindeyim. Tüm bu sembol ve manalar içinde, İNSAN'ın hakikatini ve yaratılışın mertebelerini gerek beşeri,gerek meleki seviyede, gerekse Allah'ın isimleri mertebesinde ortaya koyma çabam, KAMER MENZİLLERİ adıyla ve bu ilmi çerçevede zaten 12. yy dan beri ilim ehli tarafından bilinir. Bizler için ilimler devrim niteliğindedir. Uzaklaştırıldığımız dilimizi ve ilmimizi, sanki hiç bilinmiyormuş gibi yeniden keşfedilme halinde yeniden keşfediyoruz malum olanı. 


4 Şubat 2019 Pazartesi

YENİ AY KOVA BURCUNDA... FİKİR VE EYLEM KAİDELERİ...

"DÜŞÜNÜYORUM ÖYLE İSE VARIM"

Descartes'ın meşhur sözü girmek üzere olduğumuz Yeni Ay'ı özetler gibi... Neden mi? AY - GÜNEŞ - MERKÜR kavuşumu
KOVA burcunda gerçekleşiyor. Hava grubundan bir burcun içinde su elementini taşıyarak, "SU TAŞIYICISI" olması pek çok manayı zihnimize taşıyor gibi şimdiden öyle değil mi? 

"Su Taşıyıcısı" ismi verilen Aquarius'un, Osmanlıca "Saka" ismine denk geliyor olması ne hoş. "İnsanlara, çeşmeden, ırmaktan su taşıyan kimse"... Bir de "Saka Kuşu" var. Rengarenk, güzel ötücü bir kuş. Hem de hava elementi olarak güzel bir haberci üstelik. Arapça DELV diye anılır... Su Kovası... Su Bakracı... İngilizce'de Delve ise; 
"Araştırmak, derinlemesine araştırmak ve detayına inmek" gibi anlamlara geliyor... İlginç öyle değil mi? İnsan bilinci, girift ve gizemli insan ruhunun, kimsenin bilmediği diyarları içinde yol alması akıl alır gibi değil... Bilinç ve hafıza'nın Su sembolü ile ifade edildiğini biliyor muydunuz? Peki ya ilim, fikir ve manalar ve yaratılış mertebesinin... İzleyin.

"Suda bir gizli yol pırıltılı iz;Suda ezel fikri, ebed duygusu"


Üstad Necib Fazıl'ın ifade ettiği mana ile "SU", hem fikir hem duygu, hem ilim hem his...

"Canlı her şeyi SUdan yarattık" 

( Enbiya 30) ayetinin manası bakın nerelere uzanıyor. Üstelik bu manalar kelimelere uzanıyor ve kelimenin canlandıran ve can veren bir canlı oluşu!

"KÜN FE YEKÜN" 

ile tamamına eriyor. Neden kelimeler peki? 

"Suretler olmadan manalar tecelli etmez" 

hakikati, kelimelerin varlığını zorunlu kılıyor. 

"Her şeyden evvel kelam vardı"

Kelimeler dile gelir, suretler oluşur, mananın zorunlu bir hali olarak, fikir doğar ve İNSAN!
Daha fazla açıklamak mananın derinliğine zarar getirir, sözü kısa keselim ve görelim, "Su Taşıyıcısı"nın taşıması gereken manaların fikrini...

Bilgiden de öte "Düşünen Adam" heykeli gibi gelir bana Kova insanı... Düşünmeyen, fikretmeyen, akletmeyen bilgi neye yarar ki? İşte Kova insanı tam da bunun derdinde. Düşünmenin derdinde... Üstelik sadece kendisi için değil, tüm bunları insanlara taşıyan bir amaca malik olarak. Pek çok düşünür ve bilim adamlarının, mucitlerin ve yazarların haritasında aktif olarak görülür. Mesela Einsteın, Hawking, Newton, Uluğ Bey, Piri Reis, Ursula le guin, Üstad Necib Fazıl ve mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu... ve daha sayamayacağım pek çoğu.

YANIK MERKÜR VE KOVA

Bu yeni Ay haritasında;
Merkür Kova burcunda, dört derece Güneş'e yakın oluşu sebebiyle, düşünme eyleminin benliğin etkisinde kalarak, orjinal ve sıradışı düşünce ve fikirleri yakalamakta zorlanır. Çünkü kendi benliğinin güneşi öylesine kuşatır ki düşünceler ve fikirler, duyulmaz ve görülmez olur. Üstelik yeni Ay karanlık... 

Henüz ortaya çıkamamış  yeni düşünce,fikirler ve
projelerin kişilerin gölgesinde kaldığı bir zaman dilimi. Üstelik Mars Uranus'e Koç burcunda kavuşuma ilerliyor ve Merkür Kova ile sextil bir açıda, Jüpiter ile daha da yükselerek, bir şeyleri hızlıca, hemen, bir anda yapma isteği ve düşüncesi ve arzusu veriyor. Benliğin de Jüpiter ile bir hayli  abartılı ve iddialı tutumları, düşüncenin hakikatini gölgede bırakarak, kendini gösteremeyecek gibi gözüküyor. Yani düşüncelerin ifadesi ve gücü, zorlanacak benliğin gösterisinden... 

Kova burcunun yöneticisi olan Saturn'e bakalım: Vega yıldızı ile kavuşum yapan Saturn iletişim alanında çıkabilecek sorunları ve güçlü tutkuları sembolize ediyor. Olumsuzluklar içinden sıyrılma kuvvetini bulma ve kötü ruhları kovma yeteneğini kuvvetlendiren  Vega, Venüs - Merkür doğası ile bu sıkıntıları aşma ve fikrin ve eylemin kaidelerini belirleyici bir rota çiziyor. Saturn Neptun sextil açısı ile hayalleri gerçek kılma vizyonu, bu süreçte benliğin esaretine kapılmaz ise yüksek hedeflere yol alınabilir. Belli bir olgunluk yaşına ulaşmış olanlar için bu süreç, daha olumlu ve bilinçli bir şekilde aşılabilir. Fikir, bilim, sanat, tiyatro, yazarlık ve siyaset gibi alanlarda yükseliş ve orjinal bir vizyon ve duruş ve yeni kaideler dikkat çekici olacak gibi gözüküyor.

Şubat ayının onundan itibaren Güneş'e olan esaretinden, özgürlüğüne kavuşacak olan Merkür'ün Uranus ile kesinleşen sextil açısı; gerek iletişim, gerek bilgi ve düşünceler açısından süprizlere,ilerlemeye ve yeniliklere açık bir gün olarak görünüyor. Merkür'ün Kova burcundaki son günü... 

Düşünce ve fikirler dünyasında böylesine kuvvetli olduğu bir alandan düşüşe geçerek, Hayal ve düşler aleminin prensesi Balık burcunda yol alacak. Kadim prensiplerde düşüş olarak değerlendirilse de bu durum, bana göre, Su ve Fikir arasındaki bağın aslında ele avuca sığmaz bir niteliğe dönüşmesinden kaynaklanır. 

Elbette beşeri seviyede düşünce ve karar mekanizmasında kararsızlık ve karmaşa demek, ne yapacağını bilememek ve odaklanamamak demek. Sürekli değişken ve kaygan bu zeminin atmosferine ayak uydurabilmek için oranın hakimi olmak gerekir zannımca :) Çok bilinebilir değil çünkü. Denizin diplerinde korkusuz ve büyük cüssesiyle yol alan bir Balina ya da Yunus olmak gerek...

Sözü fazla boğmadan teşbihlere sadede gelirsek, süpriz haber ve gelişmelerin, yeni fikir ve projelerin hayat bulabileceği günler...

Özellikle ilişkiler, ticari ortaklık ilişkileri ile ilgili süpriz gelişmeler, çıkışlar ve yenilikler gündeme gelebilir. Süprizler pek hoşa gitmez genelde. İnsanın kendini güvene aldığı bir ortam varken niye bilmediği bir macera ve riski göze alsın ki...  Ama malesef Merkür - Mars ve Uranus üçlüsü Şubat'ın onundan itibaren değişimi işaret eden süpriz haberlere açık olun. Biraz abartmış olabilirim bu kötü bir anlamda olacak diye bir şey yok. Sadece biraz sivri çıkışlardan kendinizi korumanız gerekebilir. Daha temkinli ve emin olmak isteyebilirsiniz ama Mars - Uranus kavuşumu Koç burcunda, yüksek sesli, ani ve beklenmedik bir takım çıkışlara ve yeniliklere gebe.

Neyse biz tekrar Yeni  Ay yazımıza dönersek, kamer menzillerine bakarak,bu sürecin neye göre ve nasıl şekillendiğini anlayabiliriz.

SA'D EL BULA' MENZİLİNDE,REZZAK ESMASI YÖNETİCİ...

Bu da demek oluyor ki rızk ile ilgili, geçim kaynağı ya da para kazandığımız alanlar ile ilgili bir takım süpriz gelişmeler, haberler ve değişimler gözüküyor. Çünkü Sa'd ul Bula';Yutanın Saadeti, Rızk konusunda şanslı... anlamlarına gelir. Rezzak ismi ise Allah'ın yarattığı her şeye ayırt etmeksizin rızkını göndermesini anlatır.

Ama rızk odur ki sadece beden ağzımızla yediğimiz değildir. Asıl rızk odur ki manevi ikramlar yoluyla da beslenmektir. İşte tam da Kova burcunun manası ile örtüşen bir konu. Evet hem dünyevi hem de manevi rızklar. Hem dünyevi hem manevi konularda fikirler, düşünceler ve projeler... Hem kendi hem insanlık adına. Düşünce ve fikir yoluyla rızıklananlar, bununla doyanlar ve rablerini bilmede irfan sahibi olanlar... İş alanlarında ve çeşitli iş kollarında sıradışı iş fırsatları ve fikirler ortaya atılabilir ve hayat bulabilir. 


Bu güzel yeni Ay'ın fırsatlarından yararlanabilmenizi umud ediyorum.

YENİ AY VE YÜKSELEN TERAZİ BURCU

Evlilik ilişkileri ya da iş ortaklıkları ya da sevgi ilişkileri ya da adalet ve toplum içinde hak ve hukuk konularının ön plana çıkacağı bir aya giriyoruz. Merkür ile Asc'nin üçgen açısı ve Şans noktasının da ASC ile kavuşum yapması SPİCA yıldızı ile, ayın ilk devresinde olmasa da Hilal evresinde olumlu gelişmeleri, iletişim ve haberleşmeleri, hak ve hukuk, gibi sosyal mevzuların gündem içinde olacağı, süpriz, beklenmeyen ani karşılaşmalar ve görüşmeler içinde yeni fırsatlara gebe bir yeni Ay'ı işaret ediyor bize...

VENÜS OĞLAK BURCUNDA

Gerek sevgi ilişkilerinde gerekse ortaklık ilişkilerinde ve evlilik ilişkilerinde yönetici Venüs'ün Oğlak burcuna geçişi ile;
 daha sağlam, ayakları yere basan, hedef ve kariyer odaklı, çalışma ve başarı odaklı bir sürece ilerliyor ilişkiler. Tabii SPİCULUM sabit yıldızının bu sürece etkisi biraz melankolik. Mars - Ay türünde kör bir yıldız... Harika bir önsezi yeteneğinden bahsedilir. Ama olumsuz korkular barındırması sebebiyle düştüğü depresif durumlar, görmesini gerek psikolojik gerekse fizyolojik olarak olumsuz etkiler. Bu süreçte ilişkilere duygusal ve depresif karşılıklar vermek gerçekleri görmemize engel olabilir. Tabii SPİCULUM etkisi sadece burçların birinci derecesinde doğanlar için geçerli. 

ÖLÜM ODASI VE SA'D UL BULA'... REZZAK... KOVA


Salih Mirzabeyoğlu'nu okuyanlar bilir. Ölüm Odası'nın bir bölümü "Matla Beyitler" adı altında incelenir. Burada enfes bir açılımı paylaşmadan yapamazdım. Bu beyit ile Salih Mirzabeyoğlu, Sa'd ul Bula' menzilindeki KOVA burcunda enfes açılımlar ile konuyu fikri seviyede açmış. Bu menzil aynı zamanda bitkiler mertebesidir. Bitkiler mertebesinde bu menzil, çok mühim bir tablo açığa çıkarıyor. Şöyle ki;


""MATLA’ Beyit: Kemâl-i zâtının na’tı anılmaz yâ Resûle’llah / Kalır levh u kalem mislin yazılmaz yâ Resûle’llah — (Şeyh Gâlib)… “Kemâl-ı zatına medih erişmez Ya Resulallah / Kalır Levh ve Kalem mislin yazılmaz Yâ Resûlallah!”"


MATLA’ Beyt’in Toplam Ebcedi: 3394: ÇEŞMAN-Gözler. (Çeşm: Göz. Musluk, suyun geldiği yer)… MEHDÎ Mirzabeyoğlu - (Takdim yazımdan: “Kaptan Kusto… Bu adam, bir devrin Marko Polo’su, Evliya Çelebisi gibi tetkikçi bir seyyahtır ve tabiat denilen yaratıklar âleminin sırlarını denizlerde arayan ve deniz içi hayatı kurcalayan ilmî bir tecessüs sahibidir”… Marko Polo: 391: Kassar-Leke çıkaran. Çırpıcı, yıkayıcı… Veli İbrahim Kassaroğlu’nu hatırlayınız: Bütün varını yoğunu, bütün hayatını halkın tasavvufa teveccüh etmesi için harcayan - onların hakikatini ilmî bir tecessüsle veren… Aynı ebcedle Kassarî-Kalaycı): 3394: KASARA-Boyun kökü. Yoğun ağaç. Sağlam. Metin. Gemilerin başında ve sonundaki yüksek güverte. (Gezl-Yoğun ağaç. Tomruk. Güzel ve muhkem fikir. Doğru ve dürüst söz veya kelime: 40: Delv-Kova… KOVA Burcu’nun yıldızı “Zuhal”, unsuru hava, vücutta tesir yeri bacaklar ve ayak bilekleri, Simya safhasında “çoğaltma”; karşısında BOĞA Burcu var… 
(ÖLÜM ODASI B7 -146)


SECCADE-Namaz örtüsü. Küçük halı. Haliçe: 73: SÜCUD-Secdeye varmak. “Bitki’ye misâl”. (Ebcedi 500 olan Se harfi, Allah’ın “Rezzak-Rızık dağıtan” ismi, Bitkiler mertebesi, Kamer menzillerinden Sa’du’l Bul’a işaret eder; Değirmen taşının tane dökülen yeri; Mavera’dan Sema mertebelerine dökülen maddî ve mânevî rızıkların hisseleneceği yer)" 
Ölüm odası B yedi - 326

Şeyh Galib'in beyitlerinde dile gelen Peygamber aşkının ebced hesabı olarak aldığı değerler toplamının iştikak anlamlarına giriyor ve gördüğünüz gibi yazımın en başından ifade ettiğim Kova burcu ile ilgili tüm kelimeler bakınız nasıl daha yüksek seviyede fikirlere yol alıyor.

Çeşm kelimesinden başlayarak - su taşıyan anlamında Kova burcu - Bitkiler mertebesinde bir deniz bitkisi olan KUST otu ve Kaptan Kusto ile devam eden, güzel ve muhkem fikir ve vücutta tesir yeri bacaklar deyince aklıma, onun harika eserlerinden biri olan "Gölgeler" geldi. Sebebi ise Kitabın kapağındaki resim! İnsan figürü olarak resmedilen elin ayaklar olarak parmaklar üzerindeki koşusu... Nasıl da güzel anlatıyor. 
Fikrin kalbinde koşarken yazmanın keyfiyetini!... Selam olsun...













  FRANZ KAFKA VE DÖNÜŞÜM Astrolojik anlamda Plutonik bir dönüşüm nasıl olur dediğinizde işte bu hikaye... diyebilirim size Saturnden daha a...